SAHİH-İ MÜSLİM

     Konular Numaralar  

 

 

1211 nolu Hadis’in ilk bölüm İzahı:

 

Bu hadîsi Buhârî «Hayz» ve «Hacc» bahislerinde; diğer Kütübi Sitte sahipleri «Hacc» bahsinde muhtelif râvîlerden tahrîc etmişlerdir.                                                                   

 

Veda haccı: Hicretin 10. yılında yapılmıştır. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), "Medine'ye hicretinden sonra yalnız bu haccı, ifâ etmiştir. Mekke'deyken yaptığı hacclarm sayısını ancak Allah bilir.

 

Bu hacca «Haccetü'L-Vedâ» denilmesinin sebebi: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ashâb-ı Kiram'ına va'z-u nasîhatlar ederek kendileriyle vedâlaşmasıdır.

 

Babımızda da görüleceği vecîhle Hz. Âişe 'den bu hususta rivayet edilen .hadîsler muhteliftir. Bunların bâzısında «Umreye niyet ettik.» diğer bâzısında «Kimimiz Umreye kimimiz hacca' niyet ettik.»; bir rivayet­te «Yalnız hacca niyet ederek yola çıktık.» denilmektedir.

 

Bu rivayetlerin hepsi sahihtir.

 

Ebû Ömer, ibni Abdilberr: «Bu bâbda Hz. Âişe'den rivayet olunan hadîsler cidden muztaribdir.» demiş.

 

Kaadı İyâd dahî aynı şeyi söylemiştir.

 

İbni Abdilberr 'in beyânına göre Evzâî , İmam Şafiî, Ebû Sevr ve İbni Teyye, Urve 'nin rivayet ettiği bu hadîsi kabul etmemiş ve: «Bu yanlışdır. Hz. Âişe'den hadîs rivayet edenlerden hiç biri bu hususta Urve'ye tabî olmamıştır.» demişlerdir.

 

İsmâil b. İshâk; dahî: «Bu zevat yâni Kaasim , Esved ve Amra, Ümmü'l-Mü'minîn Hz. Âişe 'nin Umreye değil hacca niyetlendiğine ittifak etmişlerdir.

 

Bundan anlıyoruz ki: Urve 'nin rivayeti yanlışdır. Çünkü Hammâd b. Selemenin Hişâm vasıtasıyla rivayet ettiği hadîsde Urve:

 

— Bana, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den birçok zevat rivâyet etti ki, Âişe'ye (Umreni bırak!) buyurmuş; demişdir. Bu da gösterir ki, Urve bu hadîsi Hz. Âişe'den işitmemiştir.» diyor.

 

Bu hususta Zâhirîler'den İbni Hazm dahî şöyle demektedir: «Ebû'l-Esved 'in, Urve tarikiyle Âişe'den rivayet ettiği hadîsle Yahya b. Abdurrahmân b. Hâtıb'ın yine Aişe'den rivayet ettiği hadîs ulemâya göre münker ve hatâdırlar. Mezkûr Ebû'l- Esved hadîsinin hatâ olduğunu bizden önce Ahmed b. Hanbel söylemiş, İmam Mâlik ise :

 

— Bizim memlekette Urve'nin, Hz. Aişe'den rivayet ettiği hadîsle ne eskiden amel olunmuştur ne de şimdi; demiştir.»

 

Hedy: Kurban edilmek üzere harem-i şerife gönderilen hayvandır.

 

Umre: Kâide'yi tavaf ile saîden ibarettir. Buna küçük hacc da derler. Haccın bundan başka temettu' ve kır'an ismiyle iki çeşidi daha vardır.

 

Temettu'un ıfatı : Evvelâ Umre yapmak, sonra ihramdan çıkarak terviye gününe kadar Mekke'de kalmak, terviye günü harem-i şerîfde tekrar ihrama girmektir. Bu, ikinci ihramda dahî münferid hac yapanlar gibi hareket olunursa da aralarında bâzı farklar vardır.

 

Temettu' için kurban dahî lâzımdır.                               

 

Kıran:'Hacc ile Umreye beraberce niyet edilerek yapılan haccdır.

 

Bunda da iki tavaf ve iki sa'y lâzım geldiği gibi kurban kesmek dahî îcâb eder.

 

Şâfiîler'e göre ifrat yâni yalnız hacc, imam Mâlikle İmam Ahmed'e göre temettu'; Hanefiler'e göre ise kıran efdaldır. 

 

Hadis-i Şerif'de Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Hz. Aişe'ye «Umreyi bırak!» buyurması onun kır'an'a niyet ettiğine delildir.

 

Ten*îm: Harem-i şerifin Şam tarafına düşen kenarıdır. Bu yer «Mesâcid-i Âişe  (Radiyallahû anha) nâmıyla meşhurdur.

 

Hz. Aişe, Zi'l-Hicce'nin üçünde Şerif denilen yerde hayız görmüş ve Kurban Bayramı günü temizlenmiştir.